Tutku, Heyecan, Merak.. Ve Pazarlama!
Bir kaç gün önce Ted Talks’ta Helen Fisher’ın aşkın fizyolojisini anlattığı bir video izledim.
Konuşmada Fisher, neden ve nasıl aşık olduğumuzu, aşkın biyokimyasal kökenlerini ve evrimleşmesini çok güzel bir şekilde anlatıyor. Özetle aşık olmak için “gizemin ve heyecanın” önemli olduğunu, bir parça “esrarengiz” bulduğumuz insanların bizi kendilerine çektiğini ve böylelikle o insanlara aşık olduğumuzu vurguluyor. Konuşmasının sonunda ise ilginç bir hikaye anlatıyor:
New York’taki bir üniversitede okuyan lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış fakat aşkına karşılık bulamıyormuş. Pekin’de katıldıkları bir konferansta daha önce yapılan bir araştırmada okuduklarından yola çıkarak birisiyle “yepyeni bir faaliyet” yapınca beyinde dopamin seviyesinin artabileceğini biliyormuş. Böylelikle aşk sistematiğini tetikleyecek ve karşısındakinin ona aşık olmasını sağlayabilecekmiş. Bu fikirden yola çıkarak kızı bir çekçek gezisine davet etmiş. Otobüslerin, arabaların arasından delice giden, gürültülü ve heyecanlı bir geziymiş bu. Çocuk, merak uyandıran ve heyecan veren bu farklı ve cezbedici gezi sayesinde kızı kendisine aşık edebileceğini düşünmüş. Gezi başlamış, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş, kahkahalar atıp eğleniyormuş. Bir saat sonra çekçekten inmişler, kız kollarını açarak demiş ki:
“Ne kadar şahaneydi, değil mi?”
“Ve çekçek sürücüsü ne kadar yakışıklıydı!!”
Tutku, merak, heyecan, mutluluk..
Ve Pazarlama..
Nerede kesişiyorlar?
Pazarlama “tüketici ne ister, ne isteyebilir, nelere ihtiyaci vardir; ve özünde onu ne mutlu eder?” sorularına verilen yanıttır. Hangi sektörde olursak olalım pazarlama aktiviteleri müşteriyi cezbetmeli, gizem uyandırmalı ve sonunda onu mutlu etmelidir. Çünkü müşteri aslında ona sunduğumuz ürünleri değil o ürünlerin kendisinde yarattığı hissi satın alıyordur. O hisse sahip olmak istiyordur. Yani aslında tüketici “selülit kremi değil, aslında sıkılaşmış bir popo hayalini” satın alıyordur. Bizim işimiz ise müşterilerin bu hayale kapılmasını sağlamaktır. Fakat malesef yukarıdaki hikayede olduğu gibi bunun genelgeçer bir formülü yoktur.
Pazarlama faaliyetleri iyi organize edilmelidir.
Pazarlamanın planlanmalıdır. Detaylandırılmalı ve süreçlendirilmelidir.
Çünkü pazarlamanın çok fazla birleşeni ve değişkeni vardır.
Sonuç olarak;
Ezbere, derme çatma ya da rakiplerin yaptıklarına bakarak ortaya çıkarılacak yöntemlerle müşterilerimizi her ne kadar heyecanlandırsak ya da cezbetsek de onları “çekçek şöförlerine” kaptırma ihtimalimiz çok yüksektir.
Yazıyı Geliştrende görmek isteyen olursa diye
buyrun








2 Yorum
Bir Kozmetik Üretici Firması şunu der: Biz fabrikada kozmetik ürünlerin,,mağazada ise umut satarız.Yanlış hatırlamıyorsam Relox diye bir firmaydı.
otel, tur satarken aslında guzel bir tatil hayali sattığımız gibi